
Geldiği günden beri gözler hep onun üzerindeydi. Gerek bonservisine ödenen para, gerek aldığı yıllık ücret, özel hayatı, karısı, çoluğu, çocuğu, kayınvalidesi, evi arabası, yaşam tarzı derken eleştirilerin hedef noktası oldu.
Üzerinde büyük bir baskı olması çok normaldi en başlarda. Bir camia düşünün ki bir Hooijdonk efsanesi geçmiş ve nerdeyse tek başına takımı şampiyon yapan adamdan bu yana forvet transferlerinde yüzü gülmemiş. Performans olarak bir Nobre, isim olarak da bir Anelka'dan başka kimse Hooijdonk'un yaptığı katkının beşte birini gerçekleştirememiş.
Bir de kulübede pimi çekilip basının ve taraftarın eline verilmiş bir bomba olan Semih Şentürk gerçeği var. Kimi 90 dakika futbolcusu değil, sonradan oyuna girip yorulmuş defansın kilidini açar, buna yarar diyor; kimisi de Türkiye'nin en iyi santrforu, değerlendirilirse Avrupa'da ses getirir diyor… Her kafadan bir ses hesabı.
Tüm bunların etrafında "La Liga Gol Kralı" olarak -hem de penaltısız- ülkeye ayak basan Güiza, yazıldı, çizildi, eleştirildi...
Eleştirilmekte kesinlikle haklıydı çünkü duyulan dedikodulara göre gerçekten çok kötü yaşıyormuş. Bir ara internete düşen leblebi gibi sigara içme videosu da bunun kanıtıdır heralde.
Bazı kesim çok koşuyor, yoruluyor, son vuruşları ondan dolayı yapamıyor diyor. Bazısı da tam aksine "beceriksiz" damgasını vurmuş Güiza'nın alnının tam ortasına.
Rakip üzerinde baskı kurduğu bir gerçek. Önde basarak rakibin savunma hattını dağıtıyor ve rakibin hırçınca saldırılarını önlüyor. Sadece evimizdeki Bursaspor ve Lille maçlarına bakılırsa bile bu durum görünen bir gerçek. Rakip, Güiza varken rahat olamıyor ama o çıktıktan sonra akın akın geliyor.
Fakat bir forvetten çapraz koşu yapmasını mı, basmasını mı, boşa kaçmasını mı, pozisyona girmesini mi beklersiniz; yoksa sadece gol atmasını mı? Ben gol atan forveti yeğlerim. Kezman ve Güiza’yı gören her Fenerli de benim gibi düşünüyordur.
Ama Güiza'nın sendromu beceriksizlik değil, başka bir şey.. Yeri geliyor kalenin iki metre önünde topu üstten auta vurmayı başarabiliyor, yeri geliyor bir patlıyor inanılmaz goller atıyor takıma hayat öpücüğü verircesine.
Bazı yayın organlarında belirtmişler, şu kadar gol attı, bu kadar gol attı, şu maçı kazandırdı diye. Ama şimdiye kadar kaçırdıklarının üçte birini atsaydı, Fenerbahçe bambaşka bir yerde olurdu. Ölye golle kaçırıyor ki saç baş yolduracak cinsten. Bir sinema filmi süresinde kaçırdığı yüzde yüz mutlak goller videosu izletilebilir meraklısına. Hani derler ya, beni bile koysan atarım lan diye, aynen öyle işte. Anlaşılır gibi değil. Bu durum maalesef bir hastalığa dönüşmüş ve kronik olmuş..
Adamda bir potansiyel olduğu belli ama bu anlayışla eriyip gidiyor. İki yıl önce Eto'o nun Villa'nın, Messi'nin olduğu bir ligde gol kralı olan bu adamın Bursaspor maçında kulübede o görüntüyü vermesi bile Türk Futbolu adına ayıptı.

Ama şu da bir gerçek ki bu saatten sonra ne Güiza'yı kazanabiliriz, ne de Güiza burda tam huzuru bulabilir. Ondan dolayı belli bir fiyatın altına düşmemek kaydıyla Aziz Yıldırım da 14 Milyon'dan aşağıya düşmem politikasından vazgeçsin de hepimiz rahat bir nefes alalım. Zararın neresinden dönsek kardır ne de olsa.
Çünkü artık Güiza’ya güvenen bir Fenerli bile yok.
Çünkü artık bu taraftarın kaçırılan gollere tahammülü yok. Fenerlinin biri çıkıp "Güiza'nın gol atmasına üzüldüm." diyorsa bu iş zaten bitmiş demektir.
Güiza'ya artık kredi verilmemeli ve takımdaki verimini artırmak için kampanyalar başlatılmamalı. Belki çok abes gelebilir bu yorum ama öyle. Yönetim de bıraksın hangi İngiliz menajer izliyorsa izlesin. Beğenirse alsın götürsün.
Bu kadar konuşulan bir adam hakkında iki cümle de ben yazıp iki kelam dökmek istedim çünkü bu adamın hala bir piyasası var ve en basitinden bu adam sayesinde İspanyol televizyonu Kaliteli(!) Süper Ligimizin maçlarını veriyor.
Peki usta ne mi yapmalıyız? Dünya Kupası'nda Güiza'nın patlamasını beklemeli, iyi bir performans sergilerse, ümidimiz var bu yıl olacak kesin diyip takımda tutmak yerine isteyen kulüplere yolcu etmeliyiz. El sıkışıp uğurlamalıyız ve artık adam gibi -Dzeko tarzı- bir forvet getirmeliyiz ve 9 numarayı geçirmeliyiz. Çünkü yapacak bir şey kalmadı artık.
Bu taraftar golleriyle coşturacak bir Hooijdonk’u beklemekten yıllardır heba oldu artık..

Dip not: Semih de ayrı bir konu o bölgede. Ona da başka bir yazıda yer verelim ve bu konuya da bir nokta koyalım

0 yorum:
Yorum Gönder